h1

Deniz

Aralık 16, 2008

Deniz güzeldir. Deniz kenarı olan yerlerde, ismini gecenin şu vakti hatırlayamadığım bir madde bulunur. Bu maddenin, insan metabolizması ile etkileşime geçip, metabolizmaya olumlu etkilerde bulunduğu kanıtlanmıştır.

Diğer yandan, deniz aslen “öldürücü” olduğu ve biz ondan uzakta, güvenli zeminde iken bize güvende olduğumuzu hatırlattığı için de sevilir. Denize bakmak, insana kendini hatırlatır.

Deniz Güzeldir.

Geçen gün, üç beş mutluluk varken bünyede, deniz kenarına gideyim dedim, paylaşmak için. Gerçekten güzel oluyor, tavsiye ederim : ) Deniz, kendisine gelen mutsuz insanlara mutluluk dağıttığı gibi, mutlu olarak gelenlere “Sen zaten mutlusun, fazlasına gerek yok!” demiyor. Karşılıksız sunuyor.

Diğer yandan, deniz ve insan ilişkisi her zaman dikkatimi çekmiştir. Doğanın herhangi bir parçası ile başbaşa olmak bana her zaman normal gelse de, “diğer” insanların çoğunlukla bunu yapmaması, “deniz”i baş köşeye oturtmayıp genelde sohbetlere meze yapması garip gibi. “Deniz kenarında sohbet etmek için” dışarı çıkar arkadaşlarınız vardır.. Peki “denizi seyretmek için” dışarı çıkan kişi veya kişiler gördünüz mü? Niye bu kadar azlar?

“Zevkler ve renkler” herhalde..

Bu arada, yavaş yavaş, güzel kent İstanbul’un deniz ile olan ilişkisini kaydetmeye başlayacağım şu sıralar elimden geldiğince.

Müthiş heyecan verici..

Düşünsenize, hiç bir çerçeveye oturmayan bu manyak kentin, gayet huzurlu çerçevelere oturmuş “iç” semtleri var, denize kıyısı olmayan. Bir de denize kıyısı olan, çocuklarını yosun kokusuyla büyüten semtleri var. Ne kadar da birbirlerinden farkı bu semtler değil mi? Ama ikisi de İstanbul’du hani? Değil işte. Farklılar. Çok farklı, tek ve çok güzeller.

smells like...

İstanbul’un deniz kanarındaki müthiş semtleri gerçekten çok güzel. Ama güzel olarak kalmaya devam edecekler mi? Benim o semtlerin kokularını alabiliyor olmam, sırf bu tarihte yaşıyor olduğum için bu güzelliği tatmam bencilce değil mi? Sonra doğacak ve bunları yaşayamayacak olanların günahı ne? Paylaşmam da gerekmez mi?

Elimden geldiğince paylaşacağım : )

“For whatever we lose, it’s always ourselves we find in the sea”
Edward Estlin Cummings

Oğuzhan Eren

Yorum yapın