
Bayram Günü ve Çocuklar…
Aralık 9, 2008Bayram günlerinde sahneye çocuklar çıkar. Herkesin ev ev gezip, bayramın “tanıdıklarla kontağın yitirilmesine izin vermeme” görevini uygulamasını sağladığı günlerde çocuklar başrol oyuncusu olurlar. Her ne kadar bayram sohbetlerinde siyaset ve futbol da konuşulsa, insanların en hararetli şekilde anlattığı ve sorduğu husus, kendilerinin ve misafirlerinin çocukları ile ilgilidir.
Bayram ziyaretlerinde ortada dolanan çocuklar, ortada dolanmaya başlamadan evvel, büyüklerini teker teker gezip el öperler. (Para da toplarlar, bayram sonrası oyuncak almak için)
Bazen, eve gelen misafirlerin “küçük” çocuğunun eli, daha küçük ev sahibi çocuk tarafından “şaka olsun” diye öpülür. Herkes güler.
Ama ortada komik bir şeyin olmadığı, normal el öpme seanslarında, küçük çocuklar, sırayla büyüklerin ellerini öperler. Bu esnada, “genç” olanlar, nasıl çalıştığını bilmediğim bir mekanizma ile, küçük çocukların kafalarında “eli öpülecekler” veya “sarılıp sevmesi beklenecekler” olarak ayrıştırılır. Daha genç olanların yanına yanaşılıp sevimlilik yapılırken, “yaşlı” olanların direkt eli öpülür.
Şimdiye kadar hiç bir çocuk benim elimi öpmemişti. Şaka için olanlar hariç.

Ama yukarıda fotoğrafı bulunan sevgili hanımefendi, hayatımda benim elimi öpen ve suratıma “yaşlanmışsın sen artık” tokadını çarpan ilk kişi olarak tarihe geçti. Tebrik ediyorum seni küçük kız. Ben de kendi çocuklarıma senin elini öptürmezsem. Görürsün sen.
Oğuzhan Eren